Saadet Partisi Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Temel Karamollaoğlu seçim kampanyasının startını dün memleketi Sivas'tan verdi. Karamollaoğlu, ilk mitinginde isim vermeden Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı eleştirdi. Osmanlı sultanlarının dahi tek başına karar alıp uygulamadıklarını ifade eden Karamollaoğlu, şöyle dedi:

“TARİHİ DOĞRU ÖĞRENİN”

“Geçmişte sultan emrediyordu herkes uyuyordu zannediyorlar. Tarihi doğru öğrenin. İster Osmanlı, ister Selçuklu sultanın yanında istişare mekanizmasını oluşturan heyet vardı. Divan deniyordu. Sultan divandan çıkmayan kararı uygulayamazdı. Bugün ise birilerinin emrine uymayı ahlaki meziyet zannettik. Kimse adaletin üstünde olamaz. En büyük cihat zalim sultana karşı haksızlığını söylemektir.”

“ARTIK YETER DEĞİŞTİRİN”

Karamollaoğlu, adaletin mülkün temeli olduğunu, adalet olmadan devletin de olamayacağını ifade etti, “Adalet ülkeyi yönetenlerin iki dudağı arasına sıkıştırılamaz. Sultanı bile hizaya getirecek güçte olmadan o memlekette adalet var denilemez. Onun için artık yeter değişirin şu iktidarı” dedi. Sözleri “Bilge Başkan, Temel Başkan”, “Mücahit Erbakan” sloganlarıyla bölünen Karamollaoğlu, şöyle devam etti:

“MECALİMİZ KALMAZ”

“Sivas AKP döneminde geriledi, işsizlik arttı, yatırım azaldı. Sivas'ta üniversiteyi bitiren burada iş bulacağını düşünemiyor. Sizleri uyarmak istiyorum. Bu seçim Türkiye'nin bu istikamette yapacağı en önemli seçimdir. Eğer bu ülke bir 4-5 sene daha bugünkü politikalar ile yönetilirse ayakta duracak mecalimiz kalmaz. Türkiye'nin beka problemi var diyorlar. On beş sene önce AK Parti iktidara geldiği zaman böyle bir beka problemi var mıydı? Yoktu, bizi bu hale AK Parti hükümetinin yanlış politikaları getirdi. Onun için değiştirme zamanı.”

“Aftan daha önemlisi adalettir”

 

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “Cumhur ittifakı”nın ortakları AKP ve MHP arasındaki “af” restleşmesiyle ilgili de konuştu. Karamollaoğlu, MHP lideri Devlet Bahçeli'den gelen af önerisi için şöyle dedi: “Eğer hukuk normal işliyorsa affa ihtiyaç olmaz. Af olacaksa, devlete işlenmiş suçlarda olabilir. En önemlisi aftan çok adaletin kamil manada sağlanması lazım. Af söz konusu olduğunda siyasiler ‘Yok ben girmiyorum' diyebilir mi? Ya sesiz kalacak ya da ‘Tamam' diyecek. Üzüntü verici bir hal. Hükümetler ülkenin problemlerini çözmek için vardır. Vaatleri de sorunların çözümüne yönelik olmalıdır. Siyaset kesinlikle üç kağıtçılık mesleği değildir. Algı oluşturma da bunun içine giriyor. Siz yapmadığınızı yapıyormuş gibi gösteriyorsunuz, derde derman oluyormuş gibi bir his oluşturuyorsunuz.”