necatikavlak03 @ hotmail.com

Bu gün başka bir konu işleyecek, kaleme aldığım makalemin  başlığını da Düşünmek Bedava koyacaktım.

Akşam KRT TV’de  Hulki Cevizoğlu’nun hazırlayıp sunduğu “Akıl Çelen’i” izlerken “Suudi Arabistan'da 4 bin kişilik iskambil turnuvası” düzenlendiğini duyunca; fikir değiştirdim.

Makale değişti! Başlık, Düşünmek Bedava Turnuva Paralı oldu.

 Yakışmış mı?

Durun hele hemen  yakışmış ya da  yakışmamış demeden, önce  yazıyı birlikte okuyalım.

Sonra yakışmış, yakışmamış  demek için; hem vatimiz çok,  hemde özgürlüğümüz var!

Suudi Arabistan’da yaşanan haberi, baştan sonra yazıp canınızı sıkmak istemeyeceğimi kalemimi takip edenler bilir.

Yazarken, paylaşırken amacım hiçbir zaman bağcıyı dövmek olmadı. Her zaman  en çok  üzüm yemeyi ön planda tutarım.

Yazmaktaki hedefim, karanlığa renkli bir num yakmak ve taa uzaklara işaret vermektir.  

İsteriz  ki, yolunu kaybeden, pusulasız yol arayan, limanı bulamayan  ışığımıza gelsin.

Unutmadan söyleyeyim. 

Yüzeysel bahsettiğim, uzun uazdıya, detaya girip yazmadığım “İskambil Turnuva”haberi; basında, düzelteyim özgür basında manşet!

Biliyorum özgür olmayan basında mı var diye gülümsüyorsunuz…

  Temel’de “Gülmek Bedava” demişti…

Lafı çok uzatmadan, sadede gelmenin tam da vakti.

Biz  önce kendimize dönelim, yaklaşık 1 asır geriye gidelim; ve Mustafa Kemal Atatürk’ün cumhuriyeti kurduğu yıllarda,  yaptığı devrimlere kısaca  bi göz atalım.

- Siyasi alanda gerçekleşen devrimler…

- Toplumsal ve Sosyal alanda yapılan devrimler…

- Eğitim ve kültür alanındaki devrimler...

- Ekonomi alanındaki devrimler…

- Hukuk alanında yapılan yenilikler.

Ve bu madde madde yazdığım yenilikler de, kendi içinde madde madde sıralanmış, detaylandırılmış.

Mesela; siyasi alanda yapılan yenikliklerin başında, saltanatın kaldırılması, Ankara’nın başkent yapılması, Cumhuriyetin İlanı, ilk sırada yer alırken; akabinde halifeliğin kaldırılması, kadınlara siyasi haklarının verilmesi zaman kaybetmeden kendine yer bulmuş..

Her başlık içindeki detayları da yazarsam, size araştırmak için fırsat bırakmamış olurum.

Onun için diğerlerini yazmak yerine okuyucunun keyfiyetine bırakıyorum.

Hatırlarsanız, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Amerika ziyaretinde Ilımlı İslam'a yönelmek için, Orta Doğu'yu yeni bir Avrupa yapacaklarını  söylemişti.

Görünen o ki  Avrupalılaşma adına atılan  ilk önemli adım :Riyad'da düzenlenen ve 4000 kişinin yarıştığı  iskambil  şampiyonası olarak tarihi kayıtlara girmiş görünüyor.

Demek ki , Orta Doğu'nun yeni bir Avrupa olmasının yolu toplu, ödüllü kumardan geçiyormuş.

Sizi bilmem  emme, ben bir yaşıma daha girdim.

Haaa birde kumar oynuyanların arasında;  Kabe İmamı’da  varmış! Olmasaydı,  zannedersem islam alemi ;UFO görmüş astranot kadar  çok şaşırırdı.

Hatırlarmısınız?

Birkaç hafta önce,  “Gerçek Kur’an Kâinat Mı?” başlığıyla bir yazı kaleme almış;  aydınlığa açılan kapıya giden  yolun; akıl etmekten geçtiğini,  ifade etmeye çalışmıştım.

Görüyorum ki islam coğrafyası akıl etmekten, düşünmekten, felsefe yapmaktan çok uzak.

 Aydınlanmak için, kibrit çakmak, mum yakmak yerine karanlıkta kürek çekmeyi, daha çok seviyor ya da işine öyle geliyor.

Ne diyelim ?

En iyisi “Kurt dumanlı havayı sever” Atasözüyle yazıyı uzatmadan bitirelim. Bitirelim ki aydın havası olsun. Ne kebap ne şiş yansın.