necatikavlak03 @ hotmail.com

                                     

Mustafa Kemal Atatürk’ün Libya’da çocukların önüne çömelmiş, fotoğrafını görünce; Ali Bektan’ın Atatürk’ün Mucizeleri kitabında okuduğum bir anı geldi aklıma.

İster misiniz?

Bu anıyı bir kerede birlikte yâd edelim?

İtalyanlar Osmanlı İmparatorluğuna savaş açmış, Trablusgarp’ı (bugün ki Libya) işgal etmiştir.

Trablusgarp’ı savunmak için cepheye giden gönüllü genç subaylar arasında Mustafa Kemalde vardır ve Derne komutanı olarak savaşmaktadır.

Mustafa Kemal Bir gün yakın arkadaşı Ali Fuat’la te tebdil-i kıyafet giyinir, Derne’den Bingazi’ye geçmek için yola çıkarlar.

Şehrin girişinde; bir çadırın önündeki kalabalık ilgilerini çeker, merak edip yaklaşırlar.

Çadırın önünde, Cebub’dan gelen ünlü bedevi bir falcı, yerdeki kilime oturmuş el falı bakmaktadır.

İki Arkadaş bir süre ilgiyle falcıyı seyrederler. Sonra Mustafa Kemal gülümseyerek yürür.

Ancak fal baktırmak isteyen Fuat Bey,  fala inanmadığını söyleyen Mustafa Kemali ikna eder.

Mustafa Kemal, falcının yanına çömelir ve küçük çocuğun uzattığı, kabın içine para atar.

Falcı Mustafa Kemal’e sağ elini uzatmasını söyler, elini avucunun içine alır, uzun uzun bakar ve konuşmaz.

Yanındaki bir çömlek içindeki kırmızı boyaya bir tavus kuşu tüyü batırır, avucundaki çizgiler üstünde usul usul gezdirirken, Mustafa Kemal’in gözlerinin içine bakar. Sonra avucundaki bir çizgiyi dikkatlice ölçer ve yüzüne tekrar ve inanmaz bir şekilde bakıp;”Minel garabi” diye ayağa fırlar.

Mustafa Kemal ve Ali Fuat beyde ayağa kalkar, Falcı Mustafa Kemal’in iki kolunu sıkı sıkıya kavrayarak” ve minel garabi ve minel garabi” diye bağırmaya devam eder.

Bu durumdan sıkılan Mustafa Kemal, falcının elinden kurtulup gitmek ister; falcı onu bırakmaz.

“Dur gitme…

Konuşacaklarımı dinle!

Maşallah, Maşallah sen büyük hükümdar olacaksın, devletin başına geçeceksin”

Mustafa Kemal falcının bu sözlerine güler ve tekrar gitmek için kalkar. Bedevi falcı engelleyip, sağ elini bir kere daha avucunun içine alır tekrar bakar.

“15 yıl hükümdar olacaksın” der.

Aradan yıllar geçer, Mustafa Kemal Türkiye Cumhuriyetini kurmuş, devrimlerini yapmış, kurduğu cumhuriyet mazlum ülkelere de örnek olarak devam etmekte, bölgenin medeniyete açılan ilk ve tek Müslüman kapısıdır.

Ne var ki kader ağlarını örmeye başlamış, Mustafa Kemal Atatürk amansız bir hastalığın pençesine düşmüştür.

O Dolma Bahçe Saray’ında hasta döşeğinde yatarken, Kadim arkadaşı Ali Fuat ziyaretine gider.

Nezaket sözcüklerinin arakasından Mustafa Kemal Atatürk, der ki “Ali Fuat Libya’daki bedevi falcının söylediklerini hatırlıyor musun?

15 Yıl Doldu…

Ali Fuat hüzünlenir gözleri dolar, dudakları titrer; boynu bükülür tek kelime söyleyemez.

Mustafa Kemal Atatürk şimdi, Sidretü’l- münteha’daiki Firdevs köşkünden Türkiye’de olup bitenleri yakından izliyor.