tulaydemircankoyuncu @ gmail.com

Bir emir geldi.

Göklerden,ruhlara...

Bu emir,Yaradanın, yarattıklarını korumasıydı.

Eğitmesiydi.

Fani yani eceli müsamma ile belirlenmiş olan hayatlarını kazanıp,baki yaşamlarında mutlu olmaları içindi...

 

Temsili örnekte hata olmaz ya;ebeveynler canparelerinin ömürlerini rahat ve huzurla yaşaya bilmeleri için,

Onlara herşeyin en iyisini sunmak isterler ya!

Kendi yaşanmalarından ödün verirler.

Tek istekleri "evlatlarımız iyi bir hayat yaşasın" dır.

   İşte yaradan da, kulları için  kuranın ilk beş ayetini bir emir olarak indirdi.

"İkra: oku"

"1. ıkra', : oku. 2. bi ismi, : ismi ile, adıyla. 3. rabbi- ke, : senin Rabbin. 4. ellezî, : o ki, ..... olan. 5. halaka, : yarattı ..."(Alak suresi)

  

    Okumak ve okuduğunu anlamak,gerçek bir eğitim budur.

 

Biz müslümanlar rabbin emri olan "oku"kelimesini malesef yanlış anladık.

Yada bizlere bilinçli olarak yanlış izah ettiler.

  Anlamadan okumak!!!

Nedir ki?

Anlamını bilmediğimiz ve idrak edemediğimiz öğütleri yaşamlarımıza nasıl nakşedebilirdik ki!?

Eğitim hayatımızdaki derslerin bizlere ne katacağını söyleyip durduk.(çografya,fizik,kimya...aman nedir bunlar dedik)

Ve de Allah'ın kitabını sadece ve sadece,okuyup kapattık.(zorlanarak arapça okunuşunu öğrenmek yeter dedik)

Allah'ın kitabı dedik.

En üst dolapların içine koyduk.

Özel ve isteklerimizin var olduğu günler ve gecelerin hariçinde,

 dokunmaktan çekinmedik mi? Korktuk mu? Ne yaptık bizde bilemedik ki.

  Ve vahim bir durumu yaşamaktan kaçamadık.

Vahim olan ne miydi?

Elbetteki cahil kalmak.

Okuyan ile okumayan bir olurmu?

Gece ile gündüz

Yaz ile kış

Bir olmadığı gibi...

Okumadan ve de anlamadan nasıl bilgi edinebilirdik ki?

  

    Öğrenmenin yaşı yoktur.

Geç kalmış dahi olsak,yeni bilgiler öğrene bilmek için,okumalıyız.

 Ülkemizde malesef ki,okuma  yazma bilmeyenlerin sayı küçümsenmeyecek kadar fazladır.

  Kıssadan hisse;

   En büyük arzusu okumaktı.

Okuyup;ya öğretmen yada hukukçu olmak istiyordu.

Öğretmeyi ve haksızlıklara dur demeyi

Çocuk denecek yaşına rağmen çok seviyordu.

   İlk okul bitince evde oturacaktı.

Ailede kız çocuklarını okutmuyorlardı.

Amcasının kızı okuldan,

 bir erkek arkadaşıyla pastanede limonata içerken yakalanmıştı.

Ve artık tüm ailenin kızlarına yasak gelmişti.

   Babası olmadığından amcalar ne derse o oluyordu.

    Günlerce annelerine yalvarmışlardı.

İki kız kardeştiler.Aralarında bir yaş vardı.

Büyük olan bir sene kuran kursuna gitmiş

Olmasından dolayı, aynı sınıfına gideceklerdi.

   Anneleri kendi başına karar veremezdi.

Aile kararı vardı.

   Ama iki kardeş pes etmedi.

En yaşlı amcalarına ağlayarak yalvardılar.

Yemin ederek söz verdiler;"başarı ile okuyup,ailemize söz getirmeyeceğiz."

 İstedikleri olmuştu.

Orta okula başlamışlar ve başarıyla bitirmişlerdi.

  Bazen hayat yakanızı bırakmaz ya...

Aile bu seferde küçük kardeşin akraba oğlu ile evlenmesine karar vermişlerdi.

  Ne kadar ağlasa da kar etmiyordu.

Ve küçük gelin tüm hayallerine nokta koymuştu.

Büyük kardeş de liseyi bitire bilmişti.

Onu da biter bitmez,yine bir akraba oğlu ile evlendirmişlerdi.

 İki kardeşin yüreklerinde;"okuma sevgisi"bir mum yangınıyla sürekli yanmıştı.

   Yıllar yılları kovalamıştı.

İki kardeşin beşer tane evlatları olmuştu.

Evlatları büyümüş ve onların üniversitelere gitmelerini desteklemiş hatta mecburi kılmışlardı.

 Küçük kardeşin öğretmenlik hayalini iki kızı gerçekleştirmişti.

Yeğeni de hukuk sevgisini...

Hakim olarak,teyzesine sunmuştu.

Lakin okuma istekleri yüreklerinde hiç tükenmeden kalmıştı.

Ve...

 İki kardeş yıllar sonra kaldıkları eğitime devam kararları almışlardı.

Büyük abla;ilahiyat fakültesine

Küçük kardeşde açık liseye başlamışlardı.

Diploma almak için okumayacaklardı.

Bilgi sahibi olmak ve de örnek olmaktı iki kardeşin amacı.

 

  

   Okumak,hangi yaşta olursa olsun,değerli ilimdir.

   Önemli olan diploma almak değildir.

Yeni bilgiler edinmektir.

 

   Hayat için geç olan bir şey yoktur.

 

Hayallerimize kaldığımız yerden devam edebiliriz.

 Sadece  kendimize inanalım.

Ve güçlü kadınlar olarak toplumda yerlerimizi alalım.

Kadınların güçlü olduğu toplumlar,daima

Yükselmeye,başarmaya ve hayatı olumsuzluklarına rağmen severek yaşamaya,ahlaklı ve de başarılı evlatlar

Yetiştire bilmeye kararlıdırlar.

 

 

   Sen de geç kalmadın;Ayşe teyze,Hatice yenge,Gülsüm kardeşim...

 

  "Okumak bilgidir.

Okumak,kendini anlamaktır.

Kendini yetiştirmektir.

Kuranı anlayarak okumak,

Yaratılan tüm canlıları sevmektir."

Göklerden gelen emre uymak için

Kaldığınız yer neresi ise oradan devam etmelisiniz.

Kendinize bir iyilik yapın,okuyun...

 

Sevgilerimle.